Hukuk Mahkemelerinde Yetki ve Görev: HMK m.1-20

Usul Hukuku3 Mayıs 20266 dk okuma

HMK kapsamında görev ve yetki kuralları, genel-özel yetki halleri, kesin yetki, yetki anlaşması ve görevsizlik kararının usul hukuku sonuçları.

Bir davayı açmadan önce iki temel soruyu cevaplamak zorunludur: bu dava hangi mahkemede görülecek (görev) ve o tür mahkemenin hangi coğrafi çevresinde açılacak (yetki)? Bu soruların yanlış cevaplanması en iyi ihtimalle zaman ve para kaybına, en kötü ihtimalle hak düşümüne yol açar. HMK m.1-20 bu iki meseleyi ayrıntılı biçimde düzenler.

Görev: Hangi Tür Mahkeme?

HMK m.1, görevin kamu düzeninden olduğunu ve taraflarca değiştirilemeyeceğini açıkça hükme bağlar. Dava türüne göre görevli mahkeme şu şekilde belirlenir:

Mahkeme TürüGörev AlanıParasal Sınır
Sulh Hukuk MahkemesiTaşınır/taşınmaz kira, komşuluk, bazı miras davalarıKanunla belirlenen özel haller
Asliye Hukuk MahkemesiGenel görevli mahkeme (özel mahkeme yoksa)Sınır yok
Asliye Ticaret MahkemesiTTK kapsamındaki ticari davalarSınır yok
Aile MahkemesiBoşanma, velayet, nafaka, soybağıSınır yok
İş Mahkemesiİşçi-işveren uyuşmazlıklarıSınır yok

Önemli not: Sulh hukuk mahkemesinin görev alanı artık esas itibarıyla belirli dava türleriyle sınırlıdır; parasal sınır esasına dayanan eski düzenleme terk edilmiştir.

Genel Yetki: HMK m.6

Yetki kurallarının başlangıç noktası HMK m.6'daki genel yetki kuralıdır: dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Tüzel kişiler için ise merkez (kayıtlı adres) esas alınır. Bu kural, davacıya değil davalıya yakın mahkemede yargılama yapılmasını öngörür; zira dava açılana kadar davalı henüz taraf değildir ve yük ona bindirilmemelidir.

Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde davacı, davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesini seçebilir (HMK m.7).

Özel Yetki Halleri

HMK m.10-17, genel yetki kuralına ek olarak bazı dava türlerinde farklı mahkemelerin de yetkili olabileceğini düzenler:

Dava TürüÖzel Yetki MahkemesiDayanak
Sözleşmeden doğan davalarSözleşmenin ifa yerim.10
Haksız fiil davalarıFiilin işlendiği veya zararın gerçekleştiği yerm.16
Şube işlemlerine ilişkin davalarŞubenin bulunduğu yerm.14
Miras davalarıMirasçının son yerleşim yerim.11
Tüketici davalarıTüketicinin yerleşim yerim.6/b (TKHK)
Sigorta davalarıZarar gören kişinin yerleşim yeriSigorta mevzuatı

Bu düzenleme "seçimlik yetki" esasına dayanır: davacı, genel yetki veya özel yetki mahkemelerinden birini tercih edebilir.

Yetki Anlaşması: HMK m.17

Ticari ilişkilerde taraflar, ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar için sözleşmede hangi mahkemenin yetkili olduğunu önceden kararlaştırabilir. HMK m.17 bu imkânı düzenler. Geçerlilik koşulları:

  1. 1Her iki tarafın da tacir veya kamu tüzel kişisi sıfatını taşıması
  2. 2Anlaşmanın yazılı biçimde yapılması
  3. 3Belirli bir hukuki ilişkiden doğan uyuşmazlıkların kapsama alınması

Yetki anlaşması kural olarak münhasır nitelik taşır; yani genel ve özel yetkili mahkemeler devre dışı kalır. Ancak taraflar münhasırlık istemiyorsa bunu açıkça belirtmelidir.

Tüketiciler, işçiler ve küçük pay sahiplerine yönelik yetki anlaşmaları hakkaniyet denetimine tabidir; zayıf tarafı aleyhine sonuç doğuran anlaşmalar geçersiz sayılabilir.

Kesin Yetki: Taşınmaz Davaları

HMK m.12, taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar ile taşınmaz kirası uyuşmazlıkları için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılmıştır. Bu kural kamu düzenindendir; taraflarca değiştirilemez ve mahkeme kendiliğinden yetkisizliğini tespit etmek zorundadır.

Kesin yetki hükümlerinin uygulandığı diğer alanlar: tüketici davaları, iş davaları (kısmen), icra hukuku uyuşmazlıkları.

Görevsizlik Kararının Sonuçları

Mahkeme görev veya yetkisizliğini tespit ettiğinde görevsizlik/yetkisizlik kararı verir (HMK m.114 vd.). Bu kararın ardından:

Pratik öneri: Görev ve yetki itirazı ilk itiraz niteliğinde olup cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmelidir. Sonradan ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir (kesin yetki hariç).

Pratik Vakalar

Vaka 1 — Yanlış mahkemede açılan taşınmaz davası: İstanbul'da yaşayan davacı, Ankara'daki taşınmazı için tapu iptali ve tescil davasını davalının ikametgâhı olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmıştır. Davalının ilk itirazda yetkisizlik def'i ileri sürüp sürmediğine bakılmaksızın mahkeme, kesin yetki kuralı gereğince dosyayı Ankara'ya göndermiş; iki haftalık sürede davacının talebi üzerine dava nakledilmiştir.

Vaka 2 — Sözleşmedeki yetki anlaşması: İki ticaret şirketi arasındaki dağıtım sözleşmesine "uyuşmazlıklarda İzmir mahkemeleri yetkilidir" hükmü konulmuştur. Alacaklı şirket, borcun ödeme yerinin Ankara olduğunu gerekçe göstererek Ankara'da dava açmıştır. Davalı, yetki anlaşmasına dayanarak def'i ileri sürmüş; mahkeme HMK m.17 uyarınca münhasır yetki anlaşmasını geçerli sayarak dosyayı İzmir'e göndermiştir.

Sık Yapılan 5 Hata

  1. 1Tüketici davalarında genel yetkiyi uygulamak: Tüketici, kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açma hakkına sahipken dava davalı şirketin merkezinde açılmaktadır.
  2. 2Yetki anlaşmasının geçerlilik koşullarını görmezden gelmek: Taraflardan biri tacir değilse yetki anlaşması geçersizdir; bu gözden kaçınca dava başka mahkemede sonuçlanabilir.
  3. 3Görevsizlik kararı sonrası iki haftalık süreyi kaçırmak: Dosyanın yetkili mahkemeye naklini talep etmeyenler için dava açılmamış sayılır.
  4. 4Ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ayrımını yapmamak: Ticari nitelikteki davaları asliye hukuk mahkemesinde açmak görev itirazına yol açar.
  5. 5Birden fazla davalıda yetki seçiminin stratejik kullanılmaması: Birden fazla davalının farklı yerlerde bulunduğu davalarda davacı lehine yetki mahkemesi seçilebilirken bu imkân değerlendirilmemektedir.

Kapanış

Görev ve yetki kuralları usul hukukunun görünmez labirentleridir; doğru mahkemenin tespiti, davanın esasına geçilmeden önce çözülmesi gereken temel bir ön sorundur. Özellikle kesin yetki hükümlerinin kamu düzeninden olması, bu kurallara uyulmamasını davanın seyri açısından ciddi riske sokar. Dava açmadan önce bir avukattan görev ve yetki değerlendirmesi almak, ilerleyen aşamalarda yaşanabilecek zaman ve maliyet kayıplarını önlemenin en güvenilir yoludur.

Sık Sorulan Sorular
SYanlış mahkemede açılan dava baştan geçersiz mi sayılır?
CHayır. Mahkeme görev veya yetkisizliğini tespit ettiğinde görevsizlik/yetkisizlik kararı verir; davacının kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Bu talep yapılırsa dava nakledilir; yapılmazsa dava açılmamış sayılır.
STüketici davasını hangi mahkemede açabilirim?
CTüketici davalarında TKHK kapsamında tüketici kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya tüketici hakem heyetine başvurabilir. Davalı şirketin merkez adresi esas alınarak genel yetkili mahkemede dava açılması zorunlu değildir; bu imkân tüketici lehine bir avantaj sağlar.
SSözleşmedeki yetki anlaşması her zaman bağlayıcı mıdır?
CYetki anlaşması geçerli olabilmesi için her iki tarafın da tacir veya kamu tüzel kişisi olması, anlaşmanın yazılı yapılması ve belirli bir hukuki ilişkiye dayanması gerekir. Tüketici, işçi ve küçük pay sahiplerine yönelik aleyhte yetki anlaşmaları hakkaniyet denetimine tabi tutulur ve geçersiz sayılabilir.
STaşınmaz davası neden kesin yetkiye tabidir?
CHMK m.12 uyarınca taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar kamu düzeninden kabul edilir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılar. Bu kural taraflarca değiştirilemez; mahkeme yetkisizliğini re'sen tespit eder ve dosyayı yetkili mahkemeye gönderir.

Usul Hukuku alanında dilekçe üretmek veya içtihat aramak ister misiniz?

Hukuk Asistanı'nı Dene →

Yasal Uyarı: Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İçerik Hukuk Asistanı tarafından oluşturulmuştur; aktarılan Yargıtay kararları özet niteliğindedir, resmi karar metinleri için ilgili mahkeme kayıtlarını esas alınız. Spesifik hukuki durumunuz için lütfen bir avukattan görüş alınız.

Hukuk Asistanı ile Tanışın

Bu konuda dilekçe oluşturmak ister misiniz?

Dilekçe üretimi, Yargıtay içtihat araması, sözleşme analizi ve KVKK uyum kontrolleri — Türk avukatlar için tasarlanmış yapay zeka platformu.

Ücretsiz Dene →Planları Gör
İlgili Yazılar
Arabuluculuk: Zorunlu ve İhtiyari Süreçler
6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu kapsamında iş, ticari ve tüketici arabuluculu
Bilirkişi İncelemesi ve Rapora İtiraz: HMK m.266-287
HMK kapsamında bilirkişiye başvurma şartları, rapor içeriği zorunlu unsurlar, rapora itiraz süresi,
Dava Dilekçesi ve İddiada Değişiklik: HMK m.119-183
HMK kapsamında dava dilekçesinin zorunlu unsurları, ıslah kurumu, belirsiz alacak davası ve davanın